ISLAK VE BOŞ BİR CUMARTESİ

Bu Cumartesi soğuk ve yağmurluydu.
Bundan sonra epey bir süre gelen cumartesiler hep yağmurlu olacak, pazarları da.
Yapacak bir şey yok, katlanacağız.
Sıcak ve güneşli yaz günlerinin özlemiyle bekleyeceğiz.
Sonra da hava ne sıcak diye şikayet edeceğiz.
Bu kısır döngü içinde geçip gidecek günler.
Yine de bu havanın ıslak, kasvetli ve soğuk olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Cumartesi eğitim vardı. Sıcak yataklardan kalkmak ( evde kalörifer yandı... sıcacığız, aidatlar gelince daha da sıcak olacağımıza eminim) çok zor geldi herhalde ki hepimiz son beş dakikada girebildik içeri. Orada kalöriferler yanmamıştı ama biz yinede uyuklayabildik.
Bu arada sinüzitim artan soğuklar nedeniyle azdı. Dolayısıyla baş ağrılarım başladı. Pasa Dishoprol içiyorum, o da deli uyutuyor.
Eee çocuklukta burnunu silmezsen sonun budur.
Günümüzün güncel konusu ve tabiki espirileri Domuz gribi.
Şaka bir yana mevsim kış, aksırık, tıksırık, grip gırla. Peki domuz gribi olup olmadığımızı nasıl anlıyacağız??
Muamma.
Gerçi ölünce anlarız değil mi??
Yarın sıkı bir dinlenme ile geçireceğim günü.
Film falan.
Enerji depolamalıyım.
Pazartesi sıkı bir koşuşturma başlıyacak çünkü.
İlginçtir ki insanların Hocam! Hocam! diye seslenmelerine hala alışamadım, içimden Hoca camide! diye haykırmak geliyor ama...
Boşveriyorum sonra...
Bu arada Öğretmenler günü geliyor, tebrik ve hediyelerinizi beklerim...

