ASMAYALIM BESLEYELİM

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde yanılmıyorsam 42 idam cezası onay bekliyor.
Ama Türkiye idam cezasını kaldırdı.
Bu nedenle de idamlıklar otomatikman müebbet hapis cezasına çevrilmiş gibi oldu.
Dünya idam cezasının uygun olup olmadığını uzun yıllardan beri tartışıyor.
Bizde ise A.Ö. nın yakalaması ile gündeme girdi.
Dünya her şeyde olduğu gibi bu konuda ikiye bölünmüş durumda.
Bir kısmı “idam cezası, vereni de suçlanan kadar vahşi yapar” ya da “idam cezasının geri dönüşü yok, haksız yere gerilirse ne olur?” tezini savunurken diğer bir kısmı da “adalet nasıl yerine gelecek?” diye feryat ediyor.
İki ucu boklu değnek gibi bir şey.
Nereden baksan oluru yok.
Biz gelelim Türkiye’mize.
Dediğim gibi 42 kişi idamı bekliyor.
Ama geleceği yok.
“Asmayın besleyin” gibi oluyor ama kanun öyle.
Bunların dosyalarını bulup inceleyemeyenler için bazı bilgiler vereceğim.
İçlerinde birkaçı var ki, suçlunun bırakın savunulmasını mahkemeye bile çıkması zaman kaybı.
Sabit görülen suçu “vahşi duygularla, işkence ederek 4 kişiyi hunharca öldürmek, gasp, tecavüz, adam kaçırma, yağma…”
Adam adam değil suç makinesi.
Gönder, tek başına düşman ordusunun yarısını telef etsin.
Cezası idam.
Bekliyor ama gelen giden yok.
Asmayın besleyin.
Sabit görülen suçu “silahlı soygun, bir suçu gizlemek için adam öldürme, adam kaçırma, tecavüz, yağma…”
Sormuşlar “sebep neydi?” diye, “öyle gerekti” demiş.
Aklı yerinde.
Cezası idam.
Bekliyor ama gelen giden yok.
Asmayın besleyin.
Geri kalanların suçları ise onlardan aşağı kalmıyor.
Elm sokağı kâbusu gibi tüyler ürpertici.
Gasp, adam öldürmek, Kasten adam öldürmek, Ülkeyi bölmeye yönelik eylemlerde bulunmak, Adam öldürmek ve geceleyin mesken masuniyetini ihlal etmek, Taammüden iki kişiyi öldürmek, Anayasa'yı tağyir ve tebdil veya ilgaya teşebbüs, Taammüden ve işkence ve vahşet duygusu ile üç kişiyi öldürmek, Taammüden kan gütme saikiyle birden fazla kişiyi öldürmek, Alıkoymak, ırza geçmek ve öldürmek, İşkence ile adam öldürme ve geceleyin silahlı gasp…
Devletin bir mahkûma biçtiği aylık harcama değeri 100 TL.
Adam yirmi yıldır içerde, yani 24.000 TL.
Bir on yıl daha kalsa eder 36.000 TL.
Bana göre 36.000 TL eder mi?
Beş kuruş etmez.
Bunların topluma kazandırılma ihtimali var mı?
Yok!
Bunlardan ülkeye bir fayda gelir mi?
Gelmez!
O zaman!
Asmayın, besleyin.
Türkiye’de son 75 yılda 450 kişi idam edildi.
Dünya ülkelerinden çıt yok.
Ama ne zaman ki A.Ö. yakalandı, dünya Türkiye’deki idam cezasını ele aldı.
Haber üstüne haber yapıldı, yaygara üstüne yaygara koparıldı.
Sonuç.
Hiç.
Onların istediği oldu.
Asmıyoruz.
Besliyoruz.
Ama Türkiye idam cezasını kaldırdı.
Bu nedenle de idamlıklar otomatikman müebbet hapis cezasına çevrilmiş gibi oldu.
Dünya idam cezasının uygun olup olmadığını uzun yıllardan beri tartışıyor.
Bizde ise A.Ö. nın yakalaması ile gündeme girdi.
Dünya her şeyde olduğu gibi bu konuda ikiye bölünmüş durumda.
Bir kısmı “idam cezası, vereni de suçlanan kadar vahşi yapar” ya da “idam cezasının geri dönüşü yok, haksız yere gerilirse ne olur?” tezini savunurken diğer bir kısmı da “adalet nasıl yerine gelecek?” diye feryat ediyor.
İki ucu boklu değnek gibi bir şey.
Nereden baksan oluru yok.
Biz gelelim Türkiye’mize.
Dediğim gibi 42 kişi idamı bekliyor.
Ama geleceği yok.
“Asmayın besleyin” gibi oluyor ama kanun öyle.
Bunların dosyalarını bulup inceleyemeyenler için bazı bilgiler vereceğim.
İçlerinde birkaçı var ki, suçlunun bırakın savunulmasını mahkemeye bile çıkması zaman kaybı.
Sabit görülen suçu “vahşi duygularla, işkence ederek 4 kişiyi hunharca öldürmek, gasp, tecavüz, adam kaçırma, yağma…”
Adam adam değil suç makinesi.
Gönder, tek başına düşman ordusunun yarısını telef etsin.
Cezası idam.
Bekliyor ama gelen giden yok.
Asmayın besleyin.
Sabit görülen suçu “silahlı soygun, bir suçu gizlemek için adam öldürme, adam kaçırma, tecavüz, yağma…”
Sormuşlar “sebep neydi?” diye, “öyle gerekti” demiş.
Aklı yerinde.
Cezası idam.
Bekliyor ama gelen giden yok.
Asmayın besleyin.
Geri kalanların suçları ise onlardan aşağı kalmıyor.
Elm sokağı kâbusu gibi tüyler ürpertici.
Gasp, adam öldürmek, Kasten adam öldürmek, Ülkeyi bölmeye yönelik eylemlerde bulunmak, Adam öldürmek ve geceleyin mesken masuniyetini ihlal etmek, Taammüden iki kişiyi öldürmek, Anayasa'yı tağyir ve tebdil veya ilgaya teşebbüs, Taammüden ve işkence ve vahşet duygusu ile üç kişiyi öldürmek, Taammüden kan gütme saikiyle birden fazla kişiyi öldürmek, Alıkoymak, ırza geçmek ve öldürmek, İşkence ile adam öldürme ve geceleyin silahlı gasp…
Devletin bir mahkûma biçtiği aylık harcama değeri 100 TL.
Adam yirmi yıldır içerde, yani 24.000 TL.
Bir on yıl daha kalsa eder 36.000 TL.
Bana göre 36.000 TL eder mi?
Beş kuruş etmez.
Bunların topluma kazandırılma ihtimali var mı?
Yok!
Bunlardan ülkeye bir fayda gelir mi?
Gelmez!
O zaman!
Asmayın, besleyin.
Türkiye’de son 75 yılda 450 kişi idam edildi.
Dünya ülkelerinden çıt yok.
Ama ne zaman ki A.Ö. yakalandı, dünya Türkiye’deki idam cezasını ele aldı.
Haber üstüne haber yapıldı, yaygara üstüne yaygara koparıldı.
Sonuç.
Hiç.
Onların istediği oldu.
Asmıyoruz.
Besliyoruz.
0 Bu da sizin fikriniz:
Yorum Gönder